Sevgi
23 Eki 2016 20:27 // Alıntılar · Yazılar
Sevgide minnettarlik, sevecenlik ve birlik duygusu vardır.
Eger bu üç duyguyu da hissediyorsan, seviyorsun demektir.
23 Eki 2016 20:27 // Alıntılar · Yazılar
Sevgide minnettarlik, sevecenlik ve birlik duygusu vardır.
Eger bu üç duyguyu da hissediyorsan, seviyorsun demektir.
17 Eyl 2016 21:19 // Alıntılar
Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Tamamını okuyun»
3 Oca 2015 17:30 // Alıntılar · Yazılar
Azgın denizlerde yüzüp yelken açarım
Boğulma korkusu nedir bilmem
Hayatın dalgalarında seve seve yol alırım
Eğer benimle evlenirsen
Ne kavuran güneş
Ne de dondurucu soğuk
Alıkoyamaz – alıkoyamaz beni yolumdan Tamamını okuyun»
25 Ara 2014 22:38 // Alıntılar
“Bak, kendimi bir realist olarak görüyorum ama felsefi terimlere göre buna pesimist (kötümser) deniyor. Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi. Çok fazla bilinçlendik. Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı. Tamamını okuyun»
8 Nis 2014 14:00 // Alıntılar · Yazılar
Son zamanlarda farkına vardım; farklı bir sayı sistemi kullanıyorsun. Babilliler gibi, 60 tabanlıydı onlarınki.
Sistemini anlamıyorum ama işe yaradığını görüyorum.
19 Mar 2014 13:45 // Alıntılar · Yazılar
Hayatımın çoğunu duygusal aşkın bir sanrı olduğunu düşünerek geçirdim. Kendi yalnızlığımız olan var oluşsal korkuya karşı işe yaramaz bir engel olarak düşündüm. Ardından Irene Adler adlı biriyle tanıştım ve bu düşünceleri baştan değerlendirmeye itildim. Tabii sonra kendisi bir suçlu çıktı. Tamamını okuyun»
18 Eyl 2009 17:48 // Yazılar
Aşağıda, Zeynep Oral’ın 13.09.2009 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan yazısı var.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
ZEYNEP ORAL
Defolup Gidin
Sel felaketinden sonra, 15 yıldır İstanbul’u, 7 yıldır ülkeyi yönetenlerin konuşmalarını, açıklamalarını dinledikçe utanç duydum. İnsanlığımdan utandım. İçimden hiçbir şey yazmak gelmedi. Kısa bir süre önce aldığım bir mektubu sizlerle paylaşıyorum:
“Oturumunuzu sonlandırmaya geldim.
Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artık kalıcı bir son vermeye geldim.
Siz ki fitneci, fesatçı meclis üyeleri, siz ki iyi bir hükümet olmak dışındaki her şey!!!
Kiralık sefil yaratıklar, zavallılar, ülkenizi en küçük şahsi çıkar adına satılığa çıkaranlar, birkaç kuruş için Tanrı’ya ihanet edenler, içinizde bir parça da olsun erdem kalmadı mı? Tamamını okuyun»
2 Nis 2009 18:03 // Yazılar
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.
Vurulduk ey halkım, unutma bizi…
Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Tamamını okuyun»
14 Nis 2007 18:06 // Yazılar
Hoş geldiniz!
Birbirimizi özlemiştik.
Bir Ankara’ya geldiniz! Yedi metrelik duvarlarla örülmüş malikaneleri korku sardı. Korku medyanın plazalarından çıkıp gazete sayfalarını sararttı işgal edilen televizyon ekranlarını kararttı.
Bir Ankara’ya geldiniz! Vaşington ile Brüksel sarsıldı! 1988 yılında Türkiye’ye şubeleriyle yerlesen IMF ve Dünya Bankası bürolarının nefesleri kesildi.
Bir Ankara’ya geldiniz! Kurtla kuzu artık bir daha karışamayacak kadar açığa çıktı! Herkesin yeri belli oldu!
Bir geldiniz! Pir geldiniz! Hoş geldiniz! Tamamını okuyun»